Yağ bidonlarının ön yüzünde en büyük puntoyla yazılan şey genellikle marka değil, 5W-30 ya da 10W-40 gibi bir koddur. Bu kodu herkes görür, çok az kişi ne anlattığını bilir. Oysa bu birkaç karakter, motorunuzun sabah ilk marşta kaç saniye yağsız döneceğini ve otoyolda saatlerce yol aldıktan sonra yatakların ne kadar korunacağını belirler.
5W-30 gibi bir kodda "W" öncesindeki rakam yağın soğuk çalıştırmadaki akışkanlığını, tireden sonraki rakam ise motor ısındığındaki kalınlığını gösterir. Doğru viskozite, SAE J300 standardına göre sınıflanan bu değerlerden üreticinin kılavuzda belirttiğidir.
Bu Yazıda Ne Öğreneceksiniz?
- Soğuk değeri: W önündeki rakam küçüldükçe yağ soğukta daha hızlı akar ve ilk marştaki aşınma azalır.
- Sıcak değeri: Tireden sonraki rakam büyüdükçe yağ çalışma sıcaklığında daha kalın bir film oluşturur, ancak sürtünme ve tüketim de artar.
- Aynı etiket, farklı yağ: İki farklı 5W-30 yağ, HTHS değeri, kül oranı ve onay kodu açısından birbirinden tamamen farklı olabilir.
- Kalın yağ efsanesi: Yüksek kilometreli ya da sıcak bölgedeki araçlarda kalın yağa geçmek sorunu çözmez; ancak kılavuzun izin verdiği aralıkta değerlendirilebilir.
Motor Yağı Viskozitesi Nedir?
Viskozite, bir sıvının akmaya karşı gösterdiği dirençtir. Bal ile suyu aynı anda bir bardaktan döktüğünüzde aradaki farkı hemen görürsünüz; bal daha viskozdur. Motor yağında da durum aynıdır, ancak işi zorlaştıran bir ayrıntı var: yağın viskozitesi sıcaklıkla değişir. Soğukta koyulaşır, ısındıkça incelir. Motor ise hem kış sabahı eksi derecelerde hem de çalışırken yüz dereceyi aşan sıcaklıklarda yağlanmak zorundadır. Soğukta fazla koyu olan yağ kanallara geç ulaşır, sıcakta fazla incelen yağ ise parçaların arasındaki koruyucu filmi koruyamaz. Viskozite sınıfları tam olarak bu iki ucu tanımlamak için vardır.
SAE Viskozite Sınıflandırması Nasıl Çalışır?
Motor yağlarının viskozite sınıfları, Amerikan Otomotiv Mühendisleri Derneği'nin (SAE) J300 standardına göre belirlenir. Bu standart, yağı iki farklı koşulda test eder. İlki düşük sıcaklık testidir: yağın belirli bir eksi derecede marş motoru tarafından ne kadar kolay çevrilebildiği ve yağ pompası tarafından ne kadar rahat emilebildiği ölçülür. İkincisi yüksek sıcaklık testidir: yağın 100 °C'deki kinematik viskozitesi ve 150 °C'de yüksek kesme altındaki davranışı (HTHS değeri) incelenir. Standart bir yağın kalitesini değil, sadece akışkanlık aralığını tanımlar. İki farklı markanın 5W-30 yağı bu açıdan aynı aralıktadır ama katkı paketleri, baz yağları ve onayları tamamen farklı olabilir.
HTHS değeri son yıllarda daha sık konuşulur hale geldi. Bu ölçüm, yağın yatak ve eksantrik gibi yüksek basınçlı noktalarda, sıcak ve sıkışmış hâlde ne kadar film kalınlığı koruduğunu gösterir. Bazı Avrupa üreticileri onay kodlarında doğrudan minimum bir HTHS değeri şart koşar; örneğin bazı onaylar 3,5 mPa·s ve üzerini isterken, yakıt tasarrufu odaklı düşük sürtünmeli motorlar için daha düşük HTHS değerleri kabul edilir. Aynı 5W-30 etiketi taşıyan iki yağın bir motor için uygun, diğeri için uygunsuz olmasının arka planında çoğu zaman bu ayrıntı yatar.
5W-30 Gibi Kodlar Nasıl Okunur?
Kod iki parçadan oluşur ve her parça farklı bir sıcaklıktaki davranışı anlatır. Kodun ortasındaki tire, bu iki davranışın aynı yağda bir araya getirildiğini gösterir.
"W" Harfi ve Soğuk Çalıştırma Değeri
"W" harfi İngilizce "winter" yani kış kelimesinden gelir. Önündeki rakam küçüldükçe yağ soğukta daha akışkan kalır. Kabaca ifade etmek gerekirse 0W bir yağ yaklaşık -35 °C'de, 5W bir yağ -30 °C'de, 10W bir yağ -25 °C'de, 15W bir yağ ise -20 °C'de marş testini geçebilecek akışkanlıktadır. Bu fark sadece çok soğuk iklimler için önemli değildir. Motordaki aşınmanın önemli bir kısmı, yağın henüz tüm kanallara ulaşmadığı ilk çalıştırma saniyelerinde gerçekleşir. Soğuk değeri düşük yağ, ılıman bir sonbahar sabahında bile turbo yataklarına ve eksantrik miline daha çabuk ulaşır.
Tire Sonrası Rakam ve Çalışma Sıcaklığındaki Kalınlık
Tireden sonraki rakam, yağın motor tam ısındığındaki kalınlığını gösterir. Örneğin 30 sınıfındaki bir yağın 100 °C'deki viskozitesi 9,3 ile 12,5 santistok arasında olmalıdır; 40 sınıfı ise bunun bir kademe üzerindedir. Rakam büyüdükçe yağ sıcakta daha kalın kalır ve daha kalın bir film oluşturur. Bu kulağa her zaman olumlu gibi gelse de öyle değildir. Kalın film daha fazla sürtünme, daha yüksek yakıt tüketimi ve dar toleranslarla üretilmiş motorlarda yağın bazı noktalara yeterince hızlı ulaşamaması anlamına da gelir.
Tek Dereceli ve Çok Dereceli Motor Yağı Arasındaki Fark
SAE 30 ya da SAE 40 gibi tek bir rakam taşıyan yağlar tek derecelidir. Bunlar yalnızca bir sıcaklık aralığı için tasarlanmıştır ve günümüz binek araçlarında neredeyse hiç kullanılmaz; bazı eski tip motorlarda, bahçe ekipmanlarında ya da sabit sıcaklıkta çalışan makinelerde karşınıza çıkar. 5W-30 gibi iki rakam taşıyan yağlar ise çok derecelidir. Bu yağlarda viskozite indeks iyileştiricisi adı verilen polimer katkılar bulunur. Bu moleküller soğukta büzülerek yağın akmasına izin verir, sıcakta açılarak yağın aşırı incelmesini engeller. Böylece aynı yağ hem kış sabahında hem otoyolda görevini yapabilir. Zamanla bu polimerler yüksek kesme kuvvetleri altında parçalanır; yaşlanan bir yağın incelmesinin sebeplerinden biri de budur.
Yaygın Viskozite Sınıfları Hangi Araçlara Uygun?
Aşağıdaki gruplandırma genel bir fikir verir. Hangi sınıfın sizin aracınıza uygun olduğunu belirleyen tek kaynak ise kullanım kılavuzudur.
0W-20 ve 0W-16: Yeni Nesil Düşük Sürtünmeli Motorlar
Hibrit sistemli araçlarda, özellikle Japon ve Kore üreticilerinin yeni nesil benzinli motorlarında ve yakıt verimliliği için tasarlanmış küçük hacimli turbo motorlarda sıkça görülür. Bu motorların iç toleransları çok dardır ve yağ pompaları ince yağa göre ayarlanmıştır. Böyle bir motora 5W-40 koymak, "daha iyi koruma" sağlamaz; tam tersine yağın ulaşması gereken noktalara geç ulaşmasına yol açabilir.
5W-30 ve 5W-40: En Yaygın Kullanım Aralığı
Türkiye'deki binek araçların büyük çoğunluğu bu iki sınıftan birini kullanır. Özellikle Avrupa menşeli benzinli ve dizel motorlarda 5W-30 çok yaygındır; ancak aynı 5W-30 etiketi altında partikül filtreli araçlar için düşük küllü ürünler ile filtresiz araçlar için yüksek küllü ürünler bulunur. 5W-40 ise genellikle daha yüksek ısıl yük altında çalışan bazı benzinli ve dizel motorlarda tercih edilir.
10W-40 ve 15W-40: Eski Tip ve Yüksek Kilometreli Motorlar
Eski tasarımlı benzinli motorlarda, bazı LPG dönüşümlü araçlarda ve ticari dizel araçlarda kullanılır. 15W-40 ağır hizmet tipi dizel motorlarda da yaygındır. Bu sınıfların soğuk akışkanlığı daha düşük olduğu için, üreticinin izin vermediği modern bir motorda kullanılmamalıdır.
Motor Yağı Viskozitesi İklime Göre Değiştirilmeli mi?
Çok dereceli yağlar yaygınlaşmadan önce yazlık ve kışlık yağ ayrımı yapılırdı. Bugün buna genellikle gerek yoktur. Bazı üreticiler kılavuzlarında sıcaklık aralığına göre birden fazla viskozite sınıfını gösteren bir tablo verir. Aracınızın kılavuzunda böyle bir tablo varsa, yaşadığınız bölgenin kış ve yaz sıcaklıklarına uyan sınıfı bu tablo içinden seçebilirsiniz. Erzurum ya da Kars gibi kışları sert geçen bir bölgede soğuk değeri düşük bir sınıfı tercih etmek mantıklıdır. Ancak tabloda yer almayan bir sınıfa geçmek, iklim gerekçesiyle bile olsa önerilmez.
Sıcak bölgeler için de benzer bir yanlış inanç dolaşır. Antalya ya da Adana'da yaz aylarında "motor çok ısınıyor, kalın yağa geçelim" düşüncesiyle 10W-40 ya da 20W-50 tercih edildiği görülür. Oysa motorun çalışma sıcaklığı termostat ve soğutma sistemiyle kontrol edilir; dış hava 40 derece de olsa 15 derece de olsa yağın çalıştığı sıcaklık aralığı çok fazla değişmez. Motor gerçekten normalden fazla ısınıyorsa sorun yağda değil, soğutma sistemindedir ve önce oraya bakılmalıdır. Yaz sıcağında uzun süre dur-kalk trafikte kalan ya da ağır yük çeken araçlarda asıl dikkat edilmesi gereken şey viskozite değil, değişim aralığının kısaltılmasıdır.
Yüksek Kilometreli Araçta Daha Kalın Yağ Kullanmak Doğru mu?
Bu, sanayide en çok duyulan önerilerden biridir ve kısmen doğru, çoğunlukla yanıltıcıdır. Motor aşındıkça yatak ve segman boşlukları büyüyebilir, yağ yakma artabilir. Kalın yağ bu boşlukları geçici olarak doldurup yağ basıncını yükseltebilir ve yağ eksiltmeyi bir miktar azaltabilir. Fakat sorunun kaynağını ortadan kaldırmaz; sadece belirtisini örter. Üstelik kalın yağ soğuk çalıştırmada zaten yıpranmış olan yüzeylere daha geç ulaşır. Yüksek kilometreli bir motorda yağ tüketimi veya düşük yağ basıncı varsa, önce nedeni tespit edilmelidir. Kalın yağa geçiş ancak üreticinin izin verdiği aralıkta ve bir teşhis sonrasında değerlendirilmesi gereken bir adımdır.
Piyasada "yüksek kilometre" etiketiyle satılan yağlar da bu noktada ayrıca anılmalı. Bu ürünlerin farkı genellikle viskozitede değil, katkı paketindedir. İçlerinde sertleşmiş contaları bir miktar yumuşatmaya yönelik conta şişirici katkılar ve daha güçlü temizleyici bileşenler bulunur. Kılavuzdaki viskozite ve onayla uyumlu olduğu sürece yaşlı bir motor için makul bir tercih olabilirler, ancak bu etiket de tek başına onay kodunun yerini tutmaz.
Sık Sorulan Sorular
Kılavuz her iki sınıfa da izin veriyorsa evet. Sadece 5W-30 yazıyorsa, 5W-40 kullanmak özellikle değişken supap zamanlaması ve hidrolik gergi sistemleri olan motorlarda arıza lambası ve performans sorunlarına yol açabilir.
Yolda kalmak üzereyseniz, seviyeyi tamamlamak için farklı bir viskozitedeki yağı az miktarda eklemek motoru anında bozmaz. Ancak ortaya çıkan karışım hiçbir standardı tam karşılamaz. İlk fırsatta yağın doğru sınıfla tamamen değiştirilmesi gerekir. RS Servis'te seviye tamamlama sonrası gelen araçlarda yağın tamamını üretici sınıfına uygun ürünle yeniliyor, bu sırada filtreyi de değiştirerek karışımdan kalan hiçbir şeyi sistemde bırakmıyoruz.







